Sanofi ve sürdürülebilirlik

Sanofi'de Sürdürülebilirlik

Sanofi sürdürülebilirlik
İç ve dış paydaşlardan alınan geri bildirimler ve öncelikli konu analizinin sonuçları doğrultusunda Sanofi, sürdürülebilirlik yaklaşımını etik ve şeffaflık temeli üzerinde ve 3 ana başlık etrafında toplamaktadır:

  • Yeterli hizmet alamayan hastaların sağlık hizmetlerine erişimine katkıda bulunmak,
  • Toplumsal Katılım: Çalışanlarımızın çevreleri de dahil yerel toplumları desteklemek,
  • Sağlıklı Gezegen: Karar verme süreçlerine ekolojik çevreyle ilgili konuların da dahil edilmesiyle gezegenimizi korumak.

  • Sürdürülebilirlik Stratejisi
    Sanofi’nin dünyada genelinde uyguladığı sürdürülebilirlik stratejisi ve politikaları Türkiye operasyonları için de bir kılavuz görevi üstlenmektedir. Bu doğrultuda Sanofi Türkiye, 2011 yılında kurmuş olduğu Sürdürülebilirlik Konseyi liderliğinde, belirlediği Ülke Sürdürülebilirlik Stratejisi, öncelikli alan ve öncelikli paydaşları doğrultusunda çalışmalarına yön vermektedir. Sanofi Türkiye her sene hem Şirket adına hem de toplum adına katma değer yaratmak için sürdürülebilirlik çalışmalarını Şirketin iş yapış şekline entegre ederek devam ettirmektedir. 

    Kurumsal Vatandaşlık Anlayışı
    Sanofi Türkiye yerel üretimi, sağladığı istihdamı, 49 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatı, yatırımları ve Ar-Ge çalışmalarıyla yerel ve milli ekonomiye önemli katkılarda bulunmaktadır. Hem doğrudan hem de dolaylı ekonomik etkisini en üst düzeyde yürütmeye çalışırken ürün ve hizmet sorumluluğu, çevresel sorumluluk, toplumsal sorumluluk ve insan haklarına saygı ilkelerine göre hareket etmektedir. Çevreye olan negatif etkisini azaltmak için Lüleburgaz tesislerindeki ilaç üretimi sırasında enerji ve su tüketiminin azaltılmasına yönelik faaliyetler ve atık yönetimine yönelik kanunsal düzenlemelerin ilerisinde gerçekleşen çevresel çalışmalara ilave olarak çalışanları ve ilgili paydaşları için çevresel farkındalık çalışmaları da yürütmektedir. Sanofi Türkiye’nin sosyal etkisinin temelini oluşturan çalışanları ve yerel tedarikçileri için gerçekleştirdiği çalışmalara sürdürülebilirlik stratejisi ve aynı zamanda Sanofi Etik Davranış Kuralları yol gösterici olmaktadır. 

    Sürdürülebilirlik Yönetimi
    Sanofi Türkiye’de sürdürülebilirlikle ilgili alanlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve hedeflerin belirlenmesi için gerekli düzenlemeler 2011 yılında başlatılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Sanofi Türkiye Sürdürülebilirlik Konseyi kurulmuştur. Sanofi Türkiye Ülke Yönetim Kurulu Üyeleri aynı zamanda Sürdürülebilirlik Konseyi’nin de üyeleridir. Bununla birlikte sürdürülebilirlik çalışmalarının Şirketin her departmanında etkin ve koordineli olarak işlemesi için Sürdürülebilirlik Komitesi kurulmuştur. 2018 yılı itibariyle Sanofi Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesinde her departmanı temsilen toplam 39 çalışan bulunmaktadır. Komite her yıl Sanofi’nin kurumsal sürdürülebilirlik danışmanlarının desteğiyle düzenli olarak toplanmakta ve yıllık olarak belirlenen hedefler doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaların değerlendirmesini yapmaktadır. Sanofi Türkiye’de Ülke Başkanı liderliğinde ve Kurumsal İletişim Departmanı koordinasyonunda yürütülen sürdürülebilirlik çalışmaları yıl içinde düzenli olarak Sürdürülebilirlik Konseyi’ne raporlanmakta ve gelişim alanları Sürdürülebilirlik Konseyi tarafından düzenli olarak gözden geçirilmektedir. 

    Sürdürülebilirlik Öncelikli Alanları
    Öncelikli Alanların Belirlenmesi (Materiality)
     Sanofi Türkiye uluslararası bir paydaş katılımı standardı olan AA1000SES metodolojisini kullanarak ve Sanofi’nin küresel stratejisi ve önceliklerinden yola çıkarak, Sanofi Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki öncelikli odak alanlarını ve öncelikli paydaşlarını 2016 yılında Sürdürülebilirlik Komitesiyle birlikte düzenlediği iki çalıştayla belirlemiştir.

    Öncelikli alanların belirlenmesi, raporlama yapılması gereken önemli konuları ortaya çıkardığı için ana odak ve raporlama prensiplerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Bu sürecin sonunda Şirketin etkilediği sosyal, çevresel ve ekonomik ekosistem kapsamındaki konular ortaya çıkmaktadır. 

    Sanofi 2017 yılında öncelikli konu analizini güncellemek için iki aşamalı bir süreçten geçmiştir. İlk olarak iç ve dış paydaşlardan alınan geri bildirimleri ve mevcut öncelikli konuları değerlendirerek 30 konu başlığı belirlenmiş, bu doğrultuda önceliklendirilen 13 konu başlığıyla ilgili politikalarını belirlemiştir. Daha sonra bu konular aşağıdaki maddelere göz önüne alınarak önceliklendirilmiştir: 

  • Sanofi risk yönetimi yaklaşımı tarafından ölçülen Sanofi aktivitelerine etkileri
  • İç ve dış paydaşlar gözünde relatif değerleri
  • Yasa ve yönetmeliklerin gereklilikleri 

    Sanofi Türkiye’nin sürdürülebilirlik performansının temel noktasını ‘Etik ve Şeffaflık’ oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Sanofi Türkiye Öncelikli Alanları; 
    ‘Etik ve Şeffaflık’, 
    ‘Sağlık Hizmetlerine Erişim’, 
    ‘Toplumsal Katılım’,
    ‘Sağlıklı Gezegen’
    temel başlıkları altında sınıflandırılmıştır.
     
     Sanofi Türkiye Öncelikli Alan ve Konuları    

  • Sanofi Türkiye’de Sürdürülebilirlik Yaklaşımı’nda Bütünlük İlkesi 
    Sanofi Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve yönetiminde faaliyet gösterdiği bölgede tüm yaşam döngüsü içindeki operasyonlarını içeren bir politikayla hareket etmektedir. Tedarik Zinciri Yönetimi’nden başlayarak son kullanıcı riskleri dahil olmak üzere tüm çevresel etkilerini de aynı bütünlük ilkesi içinde izlemekte ve yönetmektedir. 

    Sanofi Türkiye Sürdürülebilirlik Yaklaşımı’nda Kapsayıcılık İlkesi 
    Sanofi Türkiye, değer zinciri içinde tüm faaliyetlerinin sosyal, çevresel, ekonomik ve etik etki alanlarını değerlendirerek öncelik çalışmalarını yürütmüş ve faaliyetlerinin yaşam döngüsü içinde söz konusu etki alanı üzerinden paydaş beklentilerini sorgulamıştır. 

    Paydaş Katılımı
    AA1000 standartlarına uygun olarak belirlenen Sanofi Türkiye kilit paydaşları aşağıdaki gibidir. 

    Sanofi Türkiye Kilit Paydaşları 
    1. Çalışanlar
    2. Sendika
    3. Yatırımcılar
    4. Rakipler
    5. İş Ortakları
    6. Hastalar, hasta yakınları, hasta dernekleri, hemşireler
    7. Sağlık profesyonelleri
    8. Satış kanalları (Distribütörler ve eczaneler dahil)
    9. Tüketiciler
    10. Tedarikçiler ve tedarikçi çalışanları
    11. Akademi, bilim dünyası ve bilimsel uzmanlık dernekleri
    12. Devlet ve düzenleyici gruplar
    13. Sivil toplum örgütleri
    14. Yerel halk
    15. Yerel idareler
    16. Sanofi Global 

    Sanofi Türkiye Paydaş Diyalog Platformları 
    Sanofi Türkiye operasyonlarını sürdürürken sürekli ve düzenli olarak tüm paydaşlarıyla diyalog platformları geliştirmektedir. İş süreçlerinin geliştirilmesinde ve yönetilmesinde büyük önem arz eden paydaş görüşleri sürdürülebilirlik çalışmalarına yön vermektedir. Bu doğrultuda yıl içinde çeşitli platformlarda her bir kilit paydaş grubuyla bir araya gelinmekte, paydaşların sosyal, çevresel ve ekonomik alanlardaki beklentileri sorgulanmaktadır.   

    Sanofi Türkiye Sürdürülebilirlik Paydaşlar

    İŞBİRLİKLERİMİZ 
    Türkiye’nin önde gelen ilaç üreticisi Sanofi’nin etki alanında varlığını sağlamlaştırmak ve toplumsal katkısını artırmak amacıyla gündemdeki mevzuata, düzenlemelere ve bunlara ilişkin değişikliklere yönelik pozisyonun belirlenmesinde, başta ilgili kamu kurum ve kuruluşlar olmak üzere, aşağıda adı geçen Sivil Toplum Kuruluşlarıyla yakın ve etkin işbirliği yapılmaktadır.
  • Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD) 
  • İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) 
  • Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 
  • Türk Fransız Ticaret Derneği 
  • İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) 
  • İstanbul Ticaret Odası (İTO) 
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) 
  • Lüleburgaz Sanayi ve Ticaret Odası 
  • Sağlık Ürünleri Derneği (SÜRDER) 
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Biyoteknoloji Meclisi ve İlaç Meclisi 
  • Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği 
  • ABD Ticaret Odası Türkiye – ABD İş Konseyi 

    Bu derneklerin çalışma gruplarına aktif katılım sağlanarak sektörün ekonomik risklerinin öngörülmesi ve sektörün mali alanlardaki sorunlarına toplu çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır. 

    Hükümet ve Bürokrasi: 
  • Cumhurbaşkanlığı Ofisleri, Politika Kurulları ve bağlı Kurumları
  • Sağlık Bakanlığı
  • Tarım ve Orman Bakanlığı
  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 
  • Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı 
  • Ticaret Bakanlığı
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı
  • Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK)  
  • Türk Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü (THSGM)
  • Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
  • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)
  • Türkiye Sağlık Endüstrileri Başkanlığı (TÜSEB)
  • TÜBİTAK 
    Bununla birlikte Kanaat Önderleri, Akademisyenler, Üniversiteler ve Araştırmacılar ile işbirliklerimiz bulunmaktadır.

  • Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteye giriş yaparak, çerez kullanımını ve çerez politikamızı kabul etmiş sayılıyorsunuz. Çerez politikamız hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın.
    Tamam