Hızlı dolaşım menüsü :

  1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. Arama aracına git
  4. Yardım menüsüne git
  5. Modüllere git
  6. Klavye kısayollarına git

Yardım menüsü :

  1. Sanofi dünya çapında |
     
  2. Bizim web siteleri |
     
  3. Grup Siteleri |
     
  4. Yardım |
  5. Bize ulaşın |
  6. Site haritası
  1. Yazı tipi boyutu

    Yazı tipi boyutunu küçültme Yazıtipi boyutunu arttır  
 
 

Sağlığınız

Bize ulaşın

Sanofi Sağlık Ürünleri Ltd. Şti.

Büyükdere Cad No:193 K: 4-10
34394 Levent
Istanbul

Web sitesi Sorumlusu: 
Dilara Fırat

Son Güncelleme Tarihi:
16 Ocak 2018

Tel: +90 (212) 339 10 00
Faks: +90 (212) 339 11 99

İçerik :

Kardiyovasküler Hastalıklar (Kalp – Damar Hastalıkları)

Kardiyovasküler hastalıklar (kalp-damar hastalıkları), tüm dünyada hastalığa bağlı hasarların ve ölümün başta gelen nedenleri arasında yer alır ve endüstrileşmiş dünyanın önde gelen sağlık sorunlarından biridir. Tüm dünyada yıllık ölümlerin yüzde 29’una, ABD’de yıllık ölümlerin yüzde 40’ına bu hastalıklar yol açmaktadır. Türkiye’de ise koroner kalp hastalığı prevalansı 1990 yılında yüzde 5,4 iken 2000’de yarı yarıya artarak yüzde 8,1'e tırmanmıştır. Son 10 yıllık dönemdeki nedeni bilinen tüm ölümlerden yüzde 42'si koroner kalp hastalığı kökenlidir.
Kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde kullanılacak farmasötik ürünler, Sanofi’nin geliştirme çalışmalarının yoğunlaştığı alanlardan biridir. Sanofi, hipertansiyon ve konjestif kalp yetmezliğinin tedavisine, kalp krizi, inme, vasküler veya kardiyovasküler ölümlerin olasılığını azaltmaya yönelik ilaçları Türkiye’de de hekimlerin kullanımına sunmaktadır.

 
Bölümlere direkt linklerin listesi :

Tanımlar

İskemik Kalp Hastalığı

İskemi, "bir dokuya gelen kan akımının azalması" anlamına gelir. İskemik kalp hastalığı kalbi besleyen kanın azalması sonucu ortaya çıkar. Anjina, ana koroner arterlerin daralması ya da bazen tam tıkanması sonucu oluşan ve kalbin ihtiyacı olan oksijeni alamamasına bağlı olarak gelişen durumdur. Göğüste ağrı veya sıkıntı ortaya çıkar. Yaşamı tehdit eden bir hastalıktır.

Tedavide, kardiyovasküler risk faktörleri kontrol altına alınır, antianjinal ilaçlar (örneğin nitratlar, beta-blokerler ve kalsiyum antagonistleri) ve antiagreganlar uygulanır.

Kararlı Anjina

Anjinanın en sık rastlanan tipidir. Zorlayıcı bir aktivite sonrasında, kalp normalden fazla çalıştığında ortaya çıkar. Kararlı anjinada ağrı birkaç dakika dinlenmeyle veya doktorun vermiş olduğu ilaçlar alındıktan sonra geçer. Kararlı anjina bir kalp krizi değildir, ancak gelecekte kişinin kalp krizi geçirebileceğinin bir göstergesidir.

Akut Koroner Sendrom

Üç tip akut koroner olay vardır: ST yükselmeli miyokard enfarktüsü (STEMI) veya akut MI (AMI); ST yükselmesi olmayan miyokard enfarktüsü (NSTEMI) ve kararsız anjina. Bunlar “Akut Koroner Sendrom” (AKS) adı altında toplanır. Akut Koroner Sendrom hayatı tehdit edebileceğinden, hemen ayırıcı tanı yapılmalı ve tedavi uygulanmalıdır.

Karasız Anjina

Kararlı anjina ve kalp krizi arasında yer alan bir durumdur. Kalbi besleyen atardamarlardaki kan akışının yavaşlaması ve buna bağlı olarak oksijenin kalp kası hücrelerine ulaşamaması halinde ortaya çıkar. Bu durum bazı kalp kası hücrelerinin ölümüyle sonuçlanabilir.

Kararsız anjinada görülen göğüs ağrısı daha uzun süre devam eder. İstirahatte veya kararlı anjinadakinden daha az bir eforla ortaya çıkabilir ve genellikle ilaçlara daha dirençlidir.

NSTEMI

NSTEMI, EKG’de (elektrokardiyogram) ortaya çıkan değişikliklere göre adlandırılan bir kalp krizidir. Kalbi besleyen atardamarlardaki kan akışının yavaşlamasına bağlı olarak EKG’de bir takım değişiklikler görülür ve kanda, kalp kasında hasar (enfarktüs) olduğunu gösteren kimyasal belirteçler ortaya çıkar. NSTEMI’de, koroner atardamarlar bir kan pıhtısıyla bir süreliğine tıkanabilir. Daha sonra bu pıhtı ya kendiliğinden parçalanır ya da oksijensiz kalan bölgeye gelen kan miktarı, kollateral dolaşım sayesinde düzeltilir. Hasar görece küçük olduğundan, genellikle kalp fonksiyonları bozulmaz.

STEMI

STEMI, kalbi besleyen atardamarlardan birinin tam olarak tıkanması sonucunda ortaya çıkan kalp krizidir. Karasız anjina ve NSTEMI, STEMI’ye neden olabilir. NSTEMI’de olduğu gibi, EKG değişiklikleri ve kandaki belirteçler ile kendini gösterir. STEMI’de atardamar, NSTEMI’ye kıyasla daha uzun bir süre boyunca pıhtıyla tıkanır; bu da belirgin enfarktüse neden olur. STEMI görülen hastalarda, kalp kasındaki hasarın sınırlandırılması ve hastanın ölümüne neden olmaması için, etkilenen damarın tıkanıklığının hemen açılması gerekir (revaskülarizasyon).

Miyokard enfarktüslerinin yaklaşık üçte ikisi hastane dışında ortaya çıkmaktadır ve hastaların %25’i kalp krizinin hemen ardından hayatını kaybetmektedir.

Hipertansiyon

Hipertansiyon, normalin üstünde (yüksek) kan basıncı demektir. En sık rastlanan hastalıklardan biridir.

Hipertansiyon çoğunlukla belirti vermediği halde, ciddi organ hasarına neden olabilir ve bu nedenle de "sessiz katil" olarak tanımlanır. Hipertansiyonda, kan basıncı çok yükselir ve bu durum bir takım komplikasyonlara neden olur: kalbi besleyen (koroner) atardamarlardaki hasarlar kalp krizine, beyin damarlarındaki hasarlar ise inmeye neden olabilir. Hipertansiyon bütün damar sistemini, böbrekleri ve gözleri de etkileyebilir.

Normal kan basıncı, genel olarak 140/90 mmHg olarak tanımlanmıştır. Bununla beraber, diyabet (şeker hastalığı) veya proteinüri (idrarda anormal miktarda protein bulunması) gibi başka hastalıkların varlığı nedeniyle komplikasyon riski arttığında, bu sınırlar biraz daha aşağıya çekilmektedir. Diyabet, yukarıda bahsedilen komplikasyonların riskini iki kat artırır. Proteinüri, böbrek hasarının veya böbrek yetmezliğinin bir göstergesidir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün ve bu konuda uzman diğer kurumların kılavuzlarında, bütün hipertansiyon hastalarının risk profilinin değerlendirilmesi ve kişisel bir tedavi planının hazırlanması önerilmektedir.

Hipertansiyonla ilişkili bazı hastalıklar veya "hedef organ" bozuklukları, kimi zaman sessiz olarak ilerleyebilmektedir; bu nedenle özel olarak araştırılmaları gerekir.

Kardiyovasküler sistem nasıl çalışır?

Kardiyovasküler sistem, vücutta iki önemli işlev üstlenir:

  • Vücut dokularına besinleri, oksijenlenmiş kanı ve hormonları taşır.  
  • Karbondioksit ve diğer metabolizma ürünlerini dokulardan alır ve vücuttan atılmaları için bunları akciğerlere, böbreklere ve karaciğere ulaştırır.

Önlemler

Beslenme

Kırmızı et, peynir ve yumurta gibi kolesterolce zengin besinlerden uzak durun. Aynı su borularının iç yüzeyine yapışan pas gibi, kolesterol de kan damarlarının duvarlarına tutunur, onları daraltır ve anjinaya sebep olur. Beslenme rejiminizde hangi besinlere yer vereceğinizi, hangilerini dışarıda bırakacağınızı ya da sınırlayacağınızı size ancak hekiminiz söyleyebilir.

Egzersiz

Egzersiz sağlığa yararlı ve hastalıkları önleyici bir alışkanlıktır. Her yaş ve her duruma uygun bir egzersiz programı yapılabilir. Yürüyüş, asansör yerine merdiveni kullanma, hatta her zamankinden daha ritimli yürüme, kalp atışlarınızı hızlandırır ve oksijen alımını artıran bir egzersiz yerine geçebilir.

Yararlı bir egzersiz için tavsiye edilen süre 20 ile 30 dakika arasındadır. Bunu haftada en az üç gün, daha iyisi beş gün tekrarlamak gerekir. Isınma ve soğuma zamanları bu sürenin dışında tutulmalıdır.

Egzersizler, kardiyovasküler ve solunum sistemlerini oksijeni daha hızlı ve etkili biçimde alıp vermeye zorlar. Bunun da vücudun her yanına yararı olur. Kalp kasları güçlenir ve daha verimli çalışır. Kalp her hareketinde daha fazla kan pompalar.

Böylece, vücudun bütün bölgelerine daha fazla oksijen, daha az çabayla iletilir. Oksijen alışverişi ideale ulaşmış bir kardiyovasküler sistem, daha hızlı tempoda, daha uzun çalışmaya olanak verir. Sonuç, daha sağlıklı, daha uzun bir yaşam olabilir.

Bir halk sağlığı problemi: Ateroskleroz ve Aterotromboz

  • Ateroskleroz, lipitlerin (yağların) ve kalsiyum birikintilerinin artmasıyla ortaya çıkan bir damar yaşlanmasıdır. Damar dokusu lifli bir yapı kazanır, damar duvarı kalınlaşır ve sertleşir.  
  • Aterotromboz, bir başka deyişle, aterosklerozlu damarda pıhtı oluşumu, çoğu kardiyovasküler hastalığın nedenidir. Aterotrombozun sonucu, kalbi besleyen koroner damarlarda tıkanma, (miyokard infarktüsü gibi), beyin damarlarında tıkanma (inme) ya da periferik arter hastalığı olabilir.

Risk faktörleri ve tedaviler

  • Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)
  • Yüksek kolesterol
  • Diyabet (Şeker Hastalığı)
  • Sigara kullanımı
  • Obezlik (aşırı şişmanlık)
  • Hareketsiz yaşam

Sigara içenlerin, kalp kriziyle karşılaşma olasılığının içmeyenlerin iki katı olduğu bilinmektedir. Sigara dumanındaki karbonmonoksit ve nikotin, kalp hastalığı ve kalp krizi riskini artırır. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi faktörlere karşı etkili, aterotromboza bağlı hasarları önlemeye ve sınırlamaya yönelik tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Ancak, riskleri azaltmanın başta gelen önleminin sağlıklı bir yaşam biçimi sürdürmek olduğu her zaman hatırda tutulmalıdır.

Güncelleme tarihi: 01 Mayis 2008

Modüllere :

Kaynaklar

Kardiyovasküler Hastalıklar

Faydalı bağlantılar:

Yayınlar: